İçeriğe geç

Kategori: Şiir

Gece, yağmur, sen ve ben

İlkbahar yağmurları ile yazılmış bir şiirimsi. İtiraf etmeliyim ki Jazz dinlerken yağmuru ve  otobüsün camında parıldayan gecenin ışıklarını izlemek ap ayrı bir duygu. Pek hoş zamanlar geçirmiyoruz maalesef ülkece ama neyse ki içimizde bizi insan yapan duyguları da yitirmediğimizi gösteriyor hala şiirler okuyabilip şarkılar dinleyebilmek. Dilerim kimse yüreğindeki şiiri kaybetmez ve kaybedenler ise buluverir ap ansızın yüreğinin derinliklerinde. Bu da bir umut işte…Şimdi gelelim basit bir iki kelimeyle şiirimsimize…

AnKara!

 

Tüm sözlerin anlamını yitirdiği anlar vardır. Acıdır ki ne kadar tekrarlanır oldu o anlar. Ne kadar çabuk anlamsızlaşıyor zamanlar. Perde perde inan siyah renkte acıları dilerim ki dağıtsın dualar yerde gökte ve ötesinde. Dilerim ki dinsin bu acılar bir an önce! Rabbim sabırlar versin acı çeken tüm yüreklere…#Ankara, #an-kara

Sirenler

Okumaya devam etmek için abone olun

Bu blog gönderisinin devamına ve yalnızca abonelere özel içeriklere erişim sağlamak için abone olun.

Havada hazan kokusu var

Doğaya bakınca her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardır. Ama acılarla, ayrılıklarla, yaprak dökümüyle ilişkilendirilmiş sonbahar hüzün mevsimidir. Nitekim içinde bulunduğumuz şu günlerde de hüzün tüm haşmetiyle gökyüzünün maviliğini kaplamaktadır. Mutlak suretle “insan” dır buna sebep olan. Habil ile Kabil den beri süregelen ikilemde kaybolan, tarafını karanlıktan yöne seçen “insan”. Aşağıdaki şiirimsi ise bu günlerin acı atmosferinin de etkisiyle siyaha bürünmüş bu gökyüzünün sonsuza dek yaşayacak olan “mavi” çocuklarına adanmıştır. Bu unutulmayacak acı günlerin bir an önce geçmesi ve barış ve kardeşlik atmosferinde gökyüzünün layık olduğu renge bürünmesi dileklerimle…