Saatin tik-tak ları ve yaşamın girdapları arasına sıkışmak


Bu gün Hürriyet gazetesi web sayfasında okuduğum bir haber uzun zamandır içimde tuttuğum, yakındığım bir duruma dair düşüncelerimi anımsattı bana ve böylece döküldü dudaklarımdan dökülemeyen kelimeler satırlarıma. Habere göre Adana’da Cuma namazı saat 12:00 ye sabitlenmiş. Bu konuda yorumu bırakalım işin erbabları yapsın ancak bu haberin aklıma getirdiği bir konuya değineceğim ben. Bu gün başka bir sitede de paylaştığım düşüncelerimi biraz daha açarak buradan da paylaşacağım.

Bence hazır saat düzenlenmesi olayına girilmişse tüm yurt genelinde tüm çalışanların mesaisi “toplumun en kutsal birimi olan aile saadeti” ve dolayısıyla toplum saadeti için yeniden düzenlenmeli ve kişilerin aileleriyle ilgilenebilecekleri şekilde değiştirilmelidir. Çünkü insan eve gidip yemek yiyip yorgunluktan harap düşünce ne ailesiyle ne eviyle ilgilenebiliyor. Bu durum da bence islam dünyasını, Türk aile yapısını baltalayan, dünya görüşünü maneviyattan uzaklaştırarak maddileştiren bir yapıyı ayakta tutuyor ve güçlendiriyor. Hal böyle olunca mutlu toplum yerini esir topluma bırakıyor. Öyle değil mi? Sabah 06:30 da kalk, 08:00 da, 09:00 da iş başı yap, ondan sonra 18:00 da 19:00 da evden çık trafikten vb. gibi nedenlerden saat 21:00 da evde ol. Nerede aile yaşamı? Nerede inançlara ayırılacak zaman. Nerede kendine, sağlığına göstereceğin özveri? Şimdi sorarım size, kendini ailesini önemsemeyen, onlara vakit ayıramayan kişi başkalarını önemser mi? Yaptığı işi önemser mi içinde olduğu mutsuzlukla? Bir hayrı, bereketi olur mu o yaşantının? Varsa yoksa para kazan bu dünya için çalış! Çalış çalış çalış! Saatinin akrep ve yelkovanının üzerinde dolaştığı, akıp giden zaman ile yaşamın girdaplarında sıkışıp kal! Sonra ilk fırsatta barajdan aşan su misali dağıl etrafına, zarar ver bir sel edasıyla…

 

Hayır! Olmamalı!

Bir de ben bunları yazarken aklıma bazı şirketlerin Cumartesi günleri dahi işçilerini çalıştırdıkları, hatta o insanları resmi bayramlardan dahi uzaklaştırdıkları, onları bu özel günlerin getirdiği aile ile, sevdikleriyle birlikte olma mutluluğundan esirgedikleri geliyor aklıma! Hatta bu firmaların bazıları ve aslında çoğunluğu malesef din konusuna değer veriyor görünen firmalar, kişi veya kurumlar. Evet yanlış duymadınız! Asıl onların bu tarz şeylere önem vermesi gerekirken onlar uzak tuturoylar insanları. Ne acı? Bir de kul hakkı yemek demek bu! Sanmasınlar ki helal olacak o işçilerin hakları…

 

Çalışma saatleri 09:00 – 17:00 olmalı en fazla. Öyle değil mi ama, haksız mıyım?

Hanginiz ailenize, çoluğunuza çocuğunuza yeterince zaman ayırabiliyorsunuz?
Şahsen ben, bundan şikayetçiyim bir özel sektör çalışanı olarak!
Efendim yarın günlerden Cuma, şimdiden hayırlı Cuma lar olsun…
%d blogcu bunu beğendi: