İsteseniz de istemeseniz de(dokunuşlar)…

İsteseniz de istemeseniz de(dokunuşlar)…

Hayat nehrinin kenarında duruyorsun. O akıp geçiyor ve sen bakıyorsun. Kayalara çarpan dalgalarından yüzüne sıçrayan suların çekici serinliğini, ferahlığını hissederken o temiz ve insanı rahatlatan, nemli havasını soluyorsun. Mümkün mü yaşamın kıyısında durup ona öylece bakmak?…

İstesek de istemesek de bizi şekillendiren o nehrin bir parçası oluveriyoruz. Buna zorunluyuz. Bu bir kural…

 

Büyük insanlar yalnızlıkla büyüyen insanlardır genelde. Anlamsız kalabalıklardan sıyrılıp bir mağarada huzuru arayan ve yaşamın anlamını bulan insanların en belirgin özelliğidir bu “şekillenmeye karşı çıkış”. Lakin hayatın gerçeğine değinecek olursak kendisi bile “doğum-yaşam-ölüm” olarak şekillenmiş bir hayatın içerisinde şekilsiz kalmak mümkün değildir. İşte büyük insanları büyük yapan arayışın sonunda buldukları doğru şekildir…

Hayatımız biz istesek de istemesek de bizi şekillendiren başka şekillerle dolu. Bu gün web de bir resim gördüm. İşte şu an okumakta olduğunuz satırları şekillendiren de bu şekildi. Daha doğrusu bu şeklin duygu ve düşüncelerime olan etkisiydi.

 Bir sanatçısı vardır muhakkak. Ama kimdir bilmiyorum. Kendisine teşekkür etmek ve buradan link vermek isterdim. Resime baktığınızda gördüğünüz şey midenizi bulandırıyor, sizi korkutuyor veya başka şeyler hissettiriyor olabilir. Ama eğer doğruysa ondan çıkardıklarım şunu demek istiyor bize; bizi çıldırtan insan ilişkileriyle şekillenen hayatımız artık çığlık atma noktasına getiriyor. Başkalarının dokunuşlarıyla şekilleniyoruz her geçen dakika. Hayat nehrinin kimi zaman hırçın kimi zaman sakin suları istesek de istemesek de yüzümüze, bedenimize, ruhumuza etki ediyor ve bizi şu an olduğumuz şeye, yarın olacağımız şeye dönüştürüyor.

İşte bu resime baktığınızda midenizin bulanmasının nedenleri başkalarının, sizin hayatınıza dokunarak sizi şekillendiriyor olması olabilir!

 

Hayatımızda iyi dokunuşlar olmasını dilerim…

%d blogcu bunu beğendi: