|
PERDE

Doğum, yaşam ve ölüm ile
perdelenmiş gözlerimiz. Bu üç perdelik oyun içerisinde
gözlerimize yansıyan ışık kamaştırıyor gözlerimizi.
Geçici güzellikler yaşıyoruz belki. Ama bunları kalıcı
kılmak yine bizlerin elinde galiba. Hayatımızın büyük
bölümü beklemekle geçiyor. Bankada sıra bekliyoruz,
otobüse binmek için kuyrukta bekliyoruz, sevgiliden
telefon bekliyoruz. Ve en büyüğü galiba “ölüm”’ü
bekliyoruz.. Sahilde yürüdüğümüzde ayak izlerimiz kısa
süre kalıyor orada. Ya başkaları geçiyor üzerlerinden ya
da dalgalar yalayıp yutuyor. Yağmurlu bir gecede
ismimizi yazıyoruz cama. Ama ısı değişince o da
gidiveriyor. Ve renkler… onlar yine gözlerimizi
kamaştırıyor.
Aşık Veysel’in dediği gibi “Uzun
ince bir yoldayız”. Hiç durmadan yürüyor, uflayıp
pufluyoruz. Ama her defasında yeniden dağıtmaya
çalışıyoruz hüzün bulutlarını.
Ve ismimiz… renkler gibi sessiz
kalıyorlar arkada.
Güneş ardına bakmadan görevini
yapıyor veya ona yüklediğimiz görevi yapışını izliyoruz
her şeyi bildiğimizi düşünerek. Gecenin içinde belki
kendi hıçkırıklarımızı duyuyoruz ve sarıldığımız gece
gizleyemiyor yalnızlığımızı.
Ama yine de üç perdelik bir oyun
beklide tüm yaşananlar…
İsmail KAYA (18.Nisan.2006 12:41. PERDE’ye dair.)
Önceki yazı: Ağaç
Sonraki yazı: Sevgi ve Anlayış: İçsel söylenceler
DENEMELER
|